Takım Çalışması

Takım çalışması kelimesinin neden bu kadar popüler olduğunu düşündün mü hiç? Bu konu neden bu kadar çok önümüze geliyor? (Örnek için bkz: Şu anda önünde duran konu.) Neden bu kadar çok araştırma yapılıyor, neden bu kadar çok eğitim veriliyor bu konu hakkında?

Takım çalışması konusuna bu kadar önem verilmesi asla bir tesadüf değil. Araştırmacılar, çalışmalarını bu konudan çok hoşlandıkları için yapmıyorlar. Sebep çok açık: Takım olmakta zorlanıyoruz! “Biz Türkler” değil, “biz dünyalılar” zorlanıyoruz.

Pırıl pırıl insanlar, başarılarla dolu kariyerler bir araya geldiklerinde her zaman başarılı gruplar oluşturamayabiliyorlar. Bunu canlı olarak gözlemlemek için futbol maçlarına bakabiliriz. A takımı, adeta bir yıldızlar topluluğu. Oyunculardan her biri, tek başına bir maçın skorunu değiştirebilecek yetenekteler. B takımı ise öyle değil: Mütevazı yeteneklerin bir araya geldiği bir grup görüntüsü içindeler. Kazandıkları paranın toplamı, A takımındaki yıldızlardan bir tanesinin kazandığına eşit.

Bu tabloya baktığımız zaman, A takımının B takımını her koşulda yenmesi gerekiyor. Oysa öyle olmuyor. B takımı, ‘takım’ olmaktan başka şansının olmadığını bildiği için çok sıkı kenetleniyor. A takımı ise takım ruhunu oluşturmakta zorlanıyor. Çünkü kadrosu kendi yeteneklerine hayran grup üyeleriyle dolu… Onlar, yıldız psikolojisinin bir gereği olarak takım ruhuna değil bireysel üstünlüklerine odaklılar.

A takımının sorunu, meşhur atasözümüz ”Her koyun kendi bacağından asılır.”da gizli aslında. Hayır, öyle değil. İçinde bulunduğumuz çağda, koyunlar bile bireysel olarak değil gruplar halinde asılıyor… Başarılı bir kariyer yaratmanın belki de en büyük sırrı burada.

Başarının hem-hem listesi:

- Hem kendi hedeflerin olacak hem de grubunla ilgili hedeflerin.
- Hem sen güçlü olacaksın hem de üyesi olduğu takım.
- Hem kendini takdir edeceksin hem de diğer takım arkadaşlarını.
- Hem kendi yeteneklerine inanacaksın hem de diğer takım arkadaşlarınınkilere.
- Hem kendini geliştireceksin hem takımını.
- Hem takım oyuncusu olacaksın hem lider.

Eğer bir müzisyensen solo bir albüm de yapabilirsin bir grup da kurabilirsin. Bir grup kurmak, kendi başına müzik yapmaktan çok daha zahmetlidir. Çünkü yapman gerekenlerin kabarık listesine yukarıdaki hem-hem listesi de eklenir. Bir müzik grubu kurmanın ne kadar zahmetli bir şey olduğunu görmek için, Metallica’nın takımsel sorunlarının işlendiği, “Some Kind of Monster” (Bir Çeşit Canavar…) isimli belgeseli izlemek yeterli olacaktır. Bu belgeselde bir terapistin de yer aldığını söylersek ortamı hayalinde kolaylıkla canlandırabilirsin. Çünkü orada göreceğin şey, dört dehanın ortak çatışmalarının, solo bir dehanın iç çatışmalarından çok daha fazla olduğudur.

Dört dehanın grupsal çatışmalarını çözümleyip bir takım ruhu oluşturmasının ödülü nedir, bu bedeli ödemenin gerekçesi ne olabilir diye soracak olursan, verilecek cevap son derece nettir: Müzik tarihine geçmek!

Çocuk Oyunlarından İş Hayatına Takım Çalışması

Aslında çocukluğumuzda oynadığımız ilk oyunlarla başlar takım çalışması. Saklambaç ve yakar topun yerini; yaş ilerledikçe basketbol, futbol, voleybol alır. Bireyin değil, ekibin kazanması öne çıkar. Oyun oynarken her ne kadar kızdığımızı ezmeye, sevdiğimizi kollamaya çalışsak da sonuç bizim için önemlidir. Yani, takımın başarması egomuzun önüne geçer. Takım olmanın, grup oluşturmanın ortak zevk ve üzüntüleri, bizim için her zaman çok önemlidir. Birlikte kazanılır, birlikte kaybedilir. Çocukluk ve gençlik yıllarındaki bu ortak paylaşımları geride bırakıp yetişkinliğe adım atılınca ve iş hayatına girilince nedense bireysellik öne çıkar.

Takımda ve grupta beraberliği engelleyen faktörleri aşmak öylesine güçtür ki. İş hayatına her atılan, var olan bu bireyselliğe ayak uydurmakta zorlanmaz. Bu bir kısır döngüdür, sürer de sürer. Kimse bunu değiştirmeye cesaret edemez, zaten değiştirmek için kılını bile kıpırdatmaz. Ama bir gün şirkette/ kurumda bir kan değişimi olur da, birileri harekete geçerse ki – o da genelde lider olur – o zaman kanıksanan, alışkanlık yapan bu durumdan adım adım kurtulma planları yapılır.

İşte bunun için, 2000 yılında ABD’de binlerce eğitimcinin katıldığı Dallas toplantısında 21. yüzyılın ilk 15 yılına damgasını vuracak beş eğilim belirlendi. Bunlara bakıldığında oldukça tanıdık kavramlar dikkat çekiyor: Takım çalışması, etkin liderlik, etik değerler, elektronik iş ve ölçülebilir etkinlik.

Günümüzün büyük bölümünün geçtiği, yaşamımızın yarıdan fazlasına ortak olan iş yaşamını, insani değerlere önem veren bir ortama kavuşturmak; çalışma kalitesini, dolayısıyla yaşam kalitesini yükseltmek için bu beş niteliği hayata geçirmek gerekiyor. Farklılaşmak, geleceği bugünden farklı kılacak çalışmalara imza atmak ancak takım çalışmasıyla gerçekleşebiliyor.

Takım Çalışması: Doğaya Dönüş

Bunun farkına varan birçok kuruluş, takım çalışmasını pekiştirmek ya da yeniden oluşturmak için bazı uzmanların tavsiyesi ile soluğu doğada alır. Genellikle büyük şirket ve uluslararası kuruluşların personeli arasında “takım ruhu” yaratmak için geliştirdiği orijinal oyunlar kimi zaman onları hedefe yaklaştırır.

İş yerinde mutluluğu, takım ruhunu, takım çalışmasını oluşturmak ve liderlik tanımlarını anlaşılır biçimde aktarabilmek için yapılan bu tür oyunlar, oldukça geniş bir yelpazeye sahiptir. Dağ bayır tırmanılır, çuval içine girilir, ormanlarda yaşam savaşı verilir, kimi zaman müzik çalışması yapılır, kimi zaman da tiyatro yapılır.

Kimi zaman, Abant Gölü kıyısında 10 metre yüksekliğindeki direğin tepesi hedef alınır ve buradaki hedefe ulaşmaya çalışılır. Kimi zaman bir kule ya da kalasa arkadaşlarınla ulaşıp burada yer değiştirmen istendiğinde, bu noktada takım arkadaşlarının sana vereceği destek ölçülür. Takım arkadaşlarının desteği ile en zor çalışmaların sınırlı kaynak ve zaman koşulları altında nasıl başarıldığı yaşatılarak aktarılır.

Bazen bu tür oyunlara ya da eğlence adı altında olup da birlik beraberliği empoze edecek çalışmalara sadece üst ve orta düzey yöneticiler çağrılır. Yönetim kurulu başkanının da zaman zaman eşlik ettiği bu tür oyunlar, şirketlerin en fazla rağbet ettiği yöntemlerden biridir. Bu tür çalışmalara personelin de katılması halinde takım ruhu yaratma sürecinde birçok gelişme sağlandığı gözlemlenmekle birlikte kesin sonuç olmadığı sık sık vurgulanır. Fakat sonuçlardan biri oldukça açıktır: Ev ve iş yaşamı arasında sıkışmış kent insanı ve büyük şirket çalışanı, soluğu doğada alıp takım elbiseyi kenara attığında ve üzerine rahat kıyafetler giydiğinde doğal olarak bir rahatlama yaşar.

Teorik öğrenmenin, yaşayarak öğrenmeye dönüştürüldüğü bu eğitim şeklinde, verilen eğitimin çoğu zaman daha kalıcı olduğu iddia edilir. Bu tür oyunlar sonucunda katılımcılar; takım çalışması ve sistemli çalışma becerilerini geliştirdiklerini, bir takım olarak birlikte çalışıp çözüm aramaktan mutlu olarak ortamdan ayrıldıklarını belirtirler. Zorluklarla başa çıkmayı seçen bu tür takımlar, birlikte çalışabilme ve ortak bir ruh yaratabilme becerilerini geliştirirler.

Tüm bu oyunların sonucunda şu sonuçlara varılır:

  • Takım ruhunu özümsemek
  • Kendi çalışma alanları dışında birlikte aktiviteler yaparak takım olmanın faydalarını yaşamak
  • Takım içinde çatışmaların olumlu hale döneceğini kanıtlamak
  • Takım çalışmasını oluşturma sonucunda verimlilik sağlandığını göstermek
  • İletişim ve iş bölümü ile hedefe ulaşıldığını ve liderliğin önemini anımsatmak
  • Ortak dil oluşturmak
  • Ortak problem çözme yetileri kazanmak
  • Birlikte çalışma becerisi geliştirmek
  • Bireylerin kendilerini daha iyi ifade edebilmelerinin sağlanması

Bu oyunlarda takım çalışması mesajı şu üç mesajla verilir:

  • Hedef birliği
  • İş bölümü
  • Paylaşım, katılım

Yeni bir yüzyılda, kariyer alanındaki sorunlarla başa çıkabilmek için çalışma yaşamına dönük temel yetkinlikleri geliştirmekle işe başlayabilirsin. Başarılı bir ekibin üyesi olabilmek, gelecekle bütünleşen bir iş yaşamında yerini alabilmek için işe önce kendini sorgulamakla başlayabilirsin.

Takım Çalışması Nedir?

Takım; birbirini tamamlayan yeteneklere sahip, ortak amaç ve performans hedefleri doğrultusunda hareket eden ve bu çerçevede birbirlerine karşı sorumlu olan az sayıda kişinin bir araya gelmesinden oluşur.

Takımları, takımın kuruluş amacına, sürekli olup olmamasına, bağımsızlık derecesine, biçimsel örgüt içindeki yerine göre sınıflandırabiliriz. Gerçekten de işletmelerde çok sayıda farklı adlarda takımlara rastlanabilmektedir: problem çözme takımı, süreç takımı, liderlik takımı, kendi kendini yöneten takım vb. Bu takımlardan bazısı belirli süreler içinde oluşturulup sonra ortadan kalkmakta; üyeleri bakımından da birbirlerinden farklılık göstermektedir.

Literatürde takımlar ve takım çalışması ile ilgili çok sayıda çalışma mevcuttur. Ancak takım çalışmasının yukarıda belirtilen tüm takımları içeren bir terim olarak kullanılması, bu çalışmaların iddialarını ve ulaştıkları sonuçları karşılaştırmayı zorlaştırır. Peki, gerek uygulamada gerekse ilgili literatürde çok farklı nitelikteki takımları içine alan takım çalışması ne anlama gelmektedir?

Takım çalışması, çalışanların yeteneklerinin geliştirilerek, kendi faaliyetlerine ilişkin kararları kendilerinin almalarını ve kendi amaçlarını kendilerinin belirlemesini esas alır. Takım temelli bir örgütte yönetim kademelerinin azaltılması, bilginin tüm çalışanlar tarafından paylaşılması, performansın yönetim tarafından değil çalışanlar tarafından değerlendirilmesi, yöneticilerin kontrolden çok bir tür antrenörlük görevi üstlenmeleri söz konusudur. Bu çerçevede çalışanların kendi kendilerini yönetmeleri ve bağımsız çalışma takımları gibi kavramlar ortaya çıkar.

Kendi kendini yöneten takımlar kalite kontrol çemberlerinin gelişmiş ve olgunlaşmış hali olarak belirtilebilir. Kendi kendini yöneten takımlar, takımı oluşturan üyeler arasında bir hiyerarşinin olmadığı ve takım üyelerinin takım içerisindeki rollerini kendilerinin belirlediği bir yapıyı ifade eder. Bir sonuca ulaşabilmek için güçlendirilmiş takım üyeleri kendi faaliyetlerine ilişkin kararları kendileri alırla ve bu kararlardan dolayı ortaya çıkacak sonuçların sorumluluğuna katlanırlar.

Takım kendini yöneten bir takım olsun veya olmasın, yüksek performanslı takım üyeleri esnek çalışırlar; bağımsız, değişik durumlara uyum kabiliyetleri yüksektir, birden fazla yeteneğe sahiptir ve elde edilen sonuçta ortak sorumluluk taşıma eğilimindedir.

Takım halinde çalışacak bireylere başkalarının görüşlerine saygılı olmak, eleştirilere açık olmak ve kararların alınmasında sorumluluk duygusu aşılamak gerekir. Grubun etkin çalışabilmesi buna bağlıdır. İnsan ilişkileri eğitimi altında liderlik, karar alma, problem analizi ve grup etkinliği, grup dinamiği üzerine bilgiler verilir.

Takım üyelerinin becerilerini, tecrübelerini ve sezgilerini aynı potada eritmesi gerekli olup, verimli bir takımın temel özellikleri şöyle açıklanabilir:

  • Belirli bir amaç etrafında birleşirler ve amaçlarına ulaşırlar.
  • Üyelerinin amaca bağlılıkları hem bireysel hem de ortaklaşa nitelik taşır.
  • Ortak değer, norm ve inançları paylaşırlar.
  • Üyeleri birbirlerini takımın amacına ulaşma konusunda zorlar.
  • İşbirliğini özümsemiştirler.

Gün geçtikçe gelişen toplumlarda çalışma yaşamı gittikçe daha bireyselleşmeye daha merkeziyetçi bir olguya bürünmektedir. Birlikte hareket etme duygusunun motive edici etkisi kişilere hissettirildiği zaman performans değerleri yükselme kaydedecek ve artık insanlar güne daha olumlu, stres yönetimini benimsemiş kişiler olarak başlayacaklar.

Enformasyonu bilgiye dönüştüren bu bilişsel süreci etkileyen birçok faktör vardır. Kişilik, kültür, kabiliyet, algılar, olgular, güdüler. Çalışanların stratejik bilgi paylaşımı aşamasına ulaşabilmesi için kendilerini o takımın bir parçası olarak hissetmeye ihtiyaçları vardır. Kendilerini bir takıma ait hisseden kişiler artık sahip olduğu takımda kendine bir köşe seçecek ve attığı her adımı özveriyle gerçekleştirecektir.

Çalışanların yeteneklerini gerçekleştirmesi, saklı kalmış kabiliyetlerinin işlenmesi ancak takım çalışması ile ortaya çıkarılabilir. Motive edici bir takım çalışması çalışanları ortak bir norm etrafında toplayıp inisiyatif alan etkin bireyler haline dönüştürür.

Aynı amaç etrafında toplanmış kişileri ortak bir yol ile farklı çözüm şekilleri keşfedebilmeleri bir kurum için büyük önem taşır. Bireylerin bir arada uyumlu ve senkron biçimde çalışabilmesi çoğu zaman oldukça güç olmaktadır bunun için birliktelik bilinci ve takım olabilme ruhu yerleşmesi gerekir.

Takım çalışması kurum içindeki kişiler arasındaki iletişimin geliştirip, güven ortamına dayalı bir çalışma sistemidir.

Takım olabilme bilincini kavramış kurumlar başarıya ulaşma yetkinliğine çok daha yakındırlar.

Takım Çalışması Verimi Artırıyor

İş hayatında başarılı bir şekilde yürütülen takım çalışması, üretimi ve çalışanların verimini artırıyor. Bu tür şirketlerde liderler, daha donanımlı olarak yetişiyor.

Takım İçinde Öne Çıkaran Öneriler

Analiz yapın
Yaratıcı düşüncelerinizi ekiple paylaşın
Takım çalışanlarına yol gösterin
Hem kendinizi hem de grubu motive edin
İnisiyatif sahibi, açık, ilham verici ve dinamik olun

Başarının İlk Şartı: Takım Çalışması

Başarılı yürütülen takım çalışması, üretimi ve iş tatminini yükseltiyor. Takım içinde etkin rol üstlenen çalışan için liderlik yolu açılıyor. Uzmanlar, takımların hedeflerine ulaşabilmeleri için ekip içinde güven, destek ve motivasyonun şart olduğu konusunda hemfikir. Şirketler ise daha işe alım sürecinde adayın takım ruhuna uygun olup olmadığını sorguluyor.

Takımın başarısı için her takım üyesinin paylaşımcı, açık iletişime önem veren, geri bildirim alabilen ve verebilen, kendi çıkarlarından ziyade takımın çıkarlarını düşünen, bireysel değil ortak başarıya önem veren, diğer bireylere ilham vermeye ve kendisi de almaya açık, yapıcı kişiler olması gerekiyor. Bu özelliklere sahip bir takım üyesi, diğer çalışanların önüne geçip liderliği üstleniyor. Indus Danışmanlık Kurucu Danışmanı Genel Müdürü Efsun Yüksel Tunç, 230 şirket arasında yapılan araştırma kapsamında takım çalışması uygulayan şirketlerde üretimin yüzde 77 civarında, mesleki tatminin ise yüzde 65 oranında arttığını vurguluyor.

Takım Lideri Dinamik Olmalı

Uzmanlar, ekip çalışması için vizyon oluşturmanın değişime izin vermenin ve yetenekleri özgür bırakmanın önemi üzerinde duruyor. Yapılan birçok araştırma, takım çalışmasında insanları motivasyon açısından kazanç dışında birçok faktörün etkilediğini gösteriyor. Takım arkadaşları arasında liderliğe yükselebilmek için; öncelikle takımın için yapılması gerekenleri kişinin üstlenmesi gerektiğini söyleyen uzmanlar, lider takım için örnek olmalı yorumunu yapıyor. Liderliği üstlenecek olan kişi her şeyden önce takım çalışmasını benimsemiş, dinamik, paylaşımcı ve motive edebilen bir kişiliğe sahip olmalı. “Takım oyuncusu olmak ve liderlik farklı kavramlar. Ancak benzer nitelikleri gerektirir. Takım oyuncusu olmak için, bireysel başarıyı olduğu kadar ekip başarısını da düşünmek gerekir” diyen Teleperformance Türkiye İK Genel Müdür Yardımcısı Nadire Tunçay, liderliğin ise, ekip üyelerine herkesten fazla destek olmak, katkı sağlamak ve motive etmek gibi özellikleri gerektirdiği üzerinde duruyor.

Takım Ruhu Tüm Şirkete Yayılmalı

“Aynı katta oturmak ya da aynı logolu kartviziti taşımak takımdaşlığı otomatik olarak getirmez. İK istediği kadar programlar ve sistemler üretsin, takımdaşlığın ortak bir felsefe gerektirdiğini düşünüyorum” diyen Index Grup İK Direktörü Timur Tiryaki bu felsefenin de en üst seviyedeki kişiden (CEO) başlayan ve aşağı doğru yayılan bir süreç olduğunu iddia ediyor. Tiryaki, vizyon, grubun yönü, ortak amaç, temel değerler en yukarıda telaffuz edildikçe ve ara kademelerde takılmadan tabana kadar indikçe gerçek takımdaşlığın oluştuğunu anlatıyor. Anadolu Bilişim Hizmetleri İK Müdürü Aslı Altuntaş ise şu yorumu yapıyor; “Takım içinde daha fazla sorumluluk üstlenmek ikili ilişkilerde açık ve tutarlı bir yaklaşım sergilemek takım içinde belli bir saygının ve tarafsızlığın korunmasını sağlıyor ve hem takımı hem de çalışanı ileri taşıyor.”

Takım Çalışmasında Duygusal Zeka

Duygusal zekanın iş yaşamındaki yeri gün geçtikçe önem kazanıyor. Yüksek duygusal zekaya sahip çalışanlar takım çalışmasında daha da başarılı oluyor.
Son yıllarda duygusal zekanın iş yaşamındaki önemi birçok kurum tarafından kabul edilmiş durumda. Örneğin, işe alımda ve terfide duygusal zeka teknik yeterlilik kadar dikkate alınacak olunursa, çalışan sirkülasyonunun önemli ölçüde – yüzde 60′lara varan oranlarda – düştüğünü görülüyor. Bu nedenle de İnsan Kaynakları uzmanları duygusal zekaya gittikçe daha çok önem vermeye ve işe alımda göz önüne almaya başladı.
Amerikalı uzman Anne Riches’in yaptığı bir çalışmaya göre, bir sigorta şirketinde, bir kozmetik şirketinde ve bir içecek firmasında duygusal zeka eğitimi verilen satış elemanları diğer satış elemanlarına göre çok büyük başarı elde etti. İki fabrikada yöneticilere verilen duygusal zeka eğitimi, yüzde 50 kayıp zaman kazalarını düşürerek, üretimi yüzde 17 arttırdı ve şikayetleri yüzde 15′ten yüzde 3′e düşürdü.
Başka bir çalışmaya göreyse yöneticilerin yaşadıkları kontrolünü kaybetme durumu teknik bilgi yetersizliğinden ya da IQ düşüklüğünden kaynaklanmıyor. Genellikle duygusal zeka yetersizliğinden meydana geliyor. Başarısız yöneticiler değişikliğe kolay adapte olamıyor, kişisel ilişkilerinde başarısız oluyor ve grup çalışmasında verim sağlayamıyor.

Takım çalışmasının önemi artıyor
Takım halinde çalışma becerisi günümüzde iş yaşamında en önemli yeteneklerden biri. Bu da bizi şu sorularla karşı karşıya bırakıyor: bir takım kendi duygusal zekasına sahip olmalı mı? Bir grup duygusal zekası yüksek kişiyi biraraya toplarsanız, duygusal zekası yüksek bir takım elde eder misiniz?
Şimdiye kadar beraber çalıştığınız ya da gözlemlediğiniz takımları düşünün. Verimli takımlar birlikte çalışabiliyor olmayı nasıl sağlıyorlar? Ne zaman başarısız oluyorlar? Genel kanıya göre güçlü ve üretken takımlar güçlü bir güven, birbirine karşı dürüst ve açık olma ve herkesi takımın hedeflerine ulaşmada etkin bir unsur olarak kabul ediyorlar. Bir takım içinde fonksiyonların çalışmaması, takım üyelerinin birbiriyle dürüst bir iletişim kurmamaları, gerçek bir güven olmaması ve ortak katkının çok az olmasıyla başlıyor. Tüm bunlarda duygusal zekayı ilgilendiren konuların başında geliyor.
Doğal olarak bir takım bir işi yerine getirmek için biraraya gelir ya da getirilir. Çok az takım işi yerine getirmenin yanı sıra işlerin nasıl yürüdüğüne ve işlerin yürüyüş şeklini geliştirmek için ne yapılması gerektiğine yönelik zaman ayırıp fikir geliştirirler. İç ve dış müşteriden en ufak bir eleştiri ve geribildirim, takımın işleyişi ve verimi üzerinde etkilidir.
Bu bahsi geçen unsurlar bir takımın veriminde ve üreticiliğinde kritik rol oynar. Bir takımın duygusal zekasının oluşumunda ilk adım farkındalık ve kendini değerlendirmedir.

Takımdaki herkes dürüst olmalı
Takım elemanlarından birkaçının kişisel ilişkilerinin iyi olması yeterli değildir. Takımdaki kişilerin hepsinin birbiriyle iyi ilişkiler içinde ve birbirlerine karşı dürüst olması gerekir. Böylece takım kendini ilgilendiren konu ve problemleri ortaya çıkarma ve bunları tartışma imkanı bulur.
Bir takım düşünün: takım üyelerinin birçoğu kişisel olarak yüksek duygusal zekaya sahip, buna rağmen takım olması gerektiği kadar iyi işlemiyor.
Önemli kararlar almada gecikmelerin yanı sıra bazıları kendini takıma ait hissetmiyor, bilgi herkese eşit ölçüde paylaştırılmıyor ve takımın hedefleri konusunda kesinlik yok.
Takım biraraya gelip işleyişi tartıştığında tartışmanın tansiyonu yüksek ve rahatsızlık aşikar derecede olur. Takımın duygusal zekasının düşük olması nedeniyle herkes duygusal bir cevap verir. Takım biraraya gelerek bu problemi açıkça ortaya koymalı ve çözüm bulmalıdır. Hangi duygusal zeka davranışları takımın amaçlarını etkiliyor, önlerine çıkan zorluklar ve bunlarla baş edebilmek için ne yapmaları gerektiği konusunda bir sonuca ulaşmalıdır.

Duygusal zeka nasıl arttırılır?
Çoğu zaman “duygularımızı işimizin dışında bırakalım” cümlesini açıkça ya da ima yoluyla duymuşsunuzdur. Artık biliniyor ki başarılı organizasyonlar bunu yapmıyorlar. Çünkü biliyorlar ki duygusal zeka iş yaşamında büyük önem taşıyor. O halde şu soruya odaklanmamız gerekiyor: “Takımınızın duygusal zekasını nasıl arttırabilirsiniz?”
Bunun yollarından biri takımın işleyişiyle ilgili kurallar ve normlar koymak ve bunların titiz bir şekilde uygulanması ve kurallara bağlı kalınması konusunda hemfikir olmaktır. Normlar her takım üyesinin takım içinde yapmakla yükümlü olduğu görevler, bu görevlerin takıma etkisi, birlikte çalışma, hangi motivasyon sisteminin kullanılacağı ve bunların müşteriyle ilişkisini belirler. Özellikle takımın ortak duygusal zekası yeni yapılandırılmaya başlanmışsa dışarıdan birinin bu tartışmalara katılması yararlı olur.
Kuralları koymak, bunları tartışmak ve gözden geçirmek takım üyelerinin değişmesi durumunda yapılması gerekenlerdendir, özellikle takım kimin üye olacağı konusunda bir insiyatife sahip değilse.

Duygusal zeka 5 geniş unsura sahip
1. İşte veya iş dışında nasıl tepki gösterdiğimizin ve ne hissettiğimizin farkında olmak, onu tanımak ve değerlendirmek gerekir. Kendimizi ne kadar iyi tanıyoruz? Güçlü ve zayıf yönlerimiz hakkında ne kadar dürüst ve gerçekçiyiz?
2. Bu hislerin bizi yönetmesi yerine biz bu hislerimizi nasıl yönetebilir ve kontrol ederiz? Değişiklik karşısında ne kadar esneğiz?
3. Gidiş ne kadar kötü olursa olsun, kendimizi motive etme, ikna etme, çabalama ve ilerlemede ne kadar iyiyiz? Bardağın yarısını boş mu dolu mu görüyoruz?
4. Başkalarının neler hissettiğini fark etmede ne kadar iyiyiz? Empati kurabiliyor muyuz? Kendi duygularımızı askıya alarak başkalarının bakış açısıyla bakabilir miyiz?
5. İlişkilerde başarılı mıyız? Ne tür kişilik özelliklerimiz var? Başkalarına liderlik edip etkileyebilir miyiz? Sorunları çözme, başkalarıyla çalışma ve işbirliği yapmada ne kadar başarılıyız?

İyi Bir Takım Nasıl Oluşur?

Takım çalışmasından istenilen verimi almak için, takımı oluştururken dikkatli olunması gereken noktalar var. Bunlardan en önemlisi takım çalışması içerisinde insanlara verilen rol dağılımı ve lider seçimi.

Yüksek performanslı ekipler ve takım çalışması bugünün rekabetçi iş dünyasında giderek yükselen eğilimler. Firmalar sorunlarının çözümünü takım çalışmasında arıyor çalışanlar ise bir takımın parçası olmak istiyor.

Takım çoğu zaman daha kolay ve daha verimli bir yol olduğu için seçilse de, iyi bir takım oluşturmak sanıldığı kadar kolay değil.
Peki iyi bir takım nasıl oluşur ve nasıl çalışır?

Sorgulama: Bilgi toplama, fikir yaratma ve test etme, olanakları araştırma ve sunma, yeni yaklaşımların uygulanabilirliğinin tespiti, işlerin yürümesi için organizasyon yapma ve uygulama, üretim ve çıkarımların yapılması, sistemlerin nasıl çalıştığının kontrol edilmesi, işlemlerin ve standartların korunması ve sürdürülmesi, başkalarının çalışmaları ile bütünleştirilmesi ve işbirliği yapılmasını kapsar.

Çok sesliliğe değer verme: En iyi sonuçların çıkması için çok farklı düşüncelerin bir araya gelmesi gerekir, diğer yandan da çok sesliliğin kargaşaya dönüşmemesi önemlidir.
İletişim kurma: Takımı birbirine bağlayan iletişimdir. Takım içindeki iletişim dinamiktir. Farklı insanlarla farklı yollarla iletişim kurabilmek, herkesi dinlemeyi bilmek, problem ve çözüm odaklı fikir paylaşımlarını yürütebilmek gerekir.

Eğitimin gözden geçirilmesi: Geribildirim almak her tür öğrenmede olduğu gibi burada da çok önemlidir. Takım oluşumunun ve çalışmasının her aşamasının değerlendirilmesi ve gözden geçirilmesi özellikle ilerideki çalışmalar için çok faydalı olur.

Takım çalışmasının faydalarının farkında olmak: Maliyet, kalite, hizmet ve hız konularında avantaj sağlamak amacıyla işletmeler bürokratik yapıları terk ederek yalın örgüt yapılarına yöneliyor.

Bürokrasinin yarattığı para ve zaman kaybını önlemek ve tüm çalışanların yaratıcılığını harekete geçirerek rekabet avantajı sağlamak son zamanların temel çabasını oluşturuyor.

Takım çalışmasının örgütler açısından ortaya çıkaracağı sonuçlarsa şöyle sıralanabilir:

  • Verimlilik artışı
  • Maliyetlerin azalması
  • Çalışanların moralinin yükselmesi
  • Rekabet gücünün artması
  • Kalitenin artması
  • Çalışanların sosyal ihtiyaçlarının giderilmesi
  • Ortak amaçlar etrafında yoğunlaşma
  • Yapılan işin daha zevkli hale gelmesi
  • Hiyerarşinin azalması
  • Sistem anlayışı
  • Bürokrasinin azalması
  • Yöneticilerin rollerinin değişmesi
  • Örgütsel süreçlerin iyileştirilmesi
  • İletişimin artması
  • Örgütsel sinerjinin artması

Şu Takım Çalışması Dedikleri

Takım çalışması üzerine eğitimler size gereksiz mi geliyor? İşinizi tek başına daha iyi yapacağınızı mı düşünüyor musunuz? Karar vermeden önce takım çalışmasının size kazandıracaklarını düşünün. Takım çalışması dendiğinde herkesin suratında bir bıkkınlık ifadesi gördüğünüz oluyor mu? Takım çalışmasıyla ilgili konuşma dinlemek, aktivite yapmak yerine “gerçek” işlerinizi yapabileceğinizi düşünüyor musunuz?

Belki gerçekten öyle. Ama iş dünyasında bu kadar çok konuşulduğuna göre bir faydası olmalı. O halde gelin bugünün iş dünyası gerçekleriyle organizasyonlarda takım kurmaya tekrar göz atalım. Birçok insan takım kurmayı rekabetin değersiz bir tarafı olarak görüyor. Örneklerimiz maalesef spor dünyasından seçiliyor. Hepimiz bu şekilde düşünmek için programlanmış durumdayız.
Örneğin çocukluk yıllarınızı düşünün. Çocukluk yıllarımız okul ve oyunla geçti. Okulda öğretmen soru sorduğunda genellikle ilk parmak kaldıran kişi olmak, sınavlarda da en yüksek notu almak için uğraşırdık. Tüm bunlar bireysel başarımızı belirlerdi. Tenefüs geldiğinde ise bahçeye oyun oynamak için çıkardık. Oyunlar genelde takımlar halinde oynanır, takımın başarısı için herkesin ortak çabası gerekirdi. Böylece okul yıllarımızda şunu öğrendik: sınıfta başarılı olmak için kendin çaba göstermelisin, oyun bahçesindeyse takım halinde başarılı olmalısın. İş dünyasında takım çalışmasının önemsenmemesinin nedenlerinden biri de çocukluk yıllarımızda öğrendiğimiz bu nokta. Takım çalışması oyun içindir, iş için değil.


İş dünyası yarışı yeniden destekliyor

Okuldan mezun olup iş dünyasına girdiğimizde bizi farklı bir sistem bekliyor. Performans değerlendirme, liyakat yükselmesi, zorunlu derecelendirme, ödüllendirme süreci, tedarikçi kuralları ve sendika ilişkileri gibi kavramlar yine yarışmayı ve kişisel başarıyı destekliyor.

İnsanlara beraber çalışmalarını söylerken onları aynı zamanda rekabetçi bir sistemin içine koyarsanız bu ahenksiz ortam sonuçtan çok sonuçsuzluk yaratır. Aynı insanlara başka bir çalışma grubunda çalışmaları söylendiğinde ve bir takım halinde idare edilmeleri istendiğinde harekete geçmek için çok az bir enerji duyarlar. Kendilerine söylenenle gerçekte yapılan uygulama arasındaki aykırılık, takımın işleyicinde bir durgunluk yaratır.

Aynı zamanda bir şirkette yöneticilerin davranışları da takım çalışmasının yaratılmasında önem taşır. Çalışanlar yöneticilerin takım çalışmasına yönelik gösterdiği yaklaşımlara bakıp bir şey göremediklerinde çok da önemsenmemesi gereken bir yaklaşım olduğunu düşünerek ilgilenmezler. Bu yüzden takım konseptiyle boğuşmaya ve bunun nedenini aramaya devam ederiz.
Peki nedir bu takım kurma?Takımları başarılı kılma konusundaki en önemli problem takım çalışmasıyla ilgili geçmiş izlenimlerimizin iş yaşantısına yansıması ve takım çalışmasını destekleyen güçlü prensipleri tamamlamadaki bilgisizlikten kaynaklanır.

Takımlar işbirliğinin gerçekleştirilmesini sağlayan bir yoldur. İşbirliği başarılı karar almanın temelidir. Takım kurma çeşitli çalışma grupları oluşturmak için veya sırf düzenli olmak için yaptığımız bir şey değildir. Takım kurma, bireyler arasındaki işbirliği gücünü somutlaştıran bir yoldur. Aynı zamanda muhtelif insanların özündeki yaratıcılığı, becerilerini, yeteneklerini harmanlar. Bu işbirliğini kullanan bir çalışma grubu; becerilerini, zamanını ve kaynaklarını kendi ve organizasyona fayda sağlamak için arttırabilir.

İşbirliği takım kurmanın temeli

İşbirliği kelimesine bir durup göz atalım. İşbirliğinin özü anlamlı bir sonuca ulaşmak için beraber çalışmaktır. İnsanlar bilgilerini ve yeteneklerini birleştirerek ortak bir işbirliğine ulaşırlar, böylece tek başlarına elde edemeyecekleri toplam bir başarı elde ederler.

İşbirliğinin gücünü anlayan biri, tek taraflı kararı kendi isteğiyle verebilir. İşbirliğiyle alınan karar bir diğerinin fikirleriyle geliştirilerek daha fazla verim sağlanır.

Bunu test etmek için herhangi bir konuda vermeniz gereken kararı düşünün, sonra bir başkasını konu hakkındaki fikirlerini sorun. Olasılıkları genişletmek istiyorsanız birkaç kişiyi bir araya toplayın ve konuyu tartışmalarını isteyin. Konuşma sırasında not alın. Tartışmanın ardından aldığınız notlara bakın ve eklediğiniz yeni gerçekleri ve fikirleri gözden geçirin.

Organizasyonlar uygulamalarıyla ilgili çeşitli zorluklarla ve çözülmesi gereken problemlerle karşılaşır. Bazen yönetim de dışarıdan çalışılan uzmanlar da bu problemleri çözmekte başarısız olabilirler. Ancak şirket içinde rastgele seçilmiş çalışanlardan oluşan grupların bu problemleri çözmede ne kadar başarılı olduğunu görebilirsiniz. İlk başlarda farklı bilgi birikimine, yeteneğe ve becerilere sahip insanların bir araya gelince, çözülmeyeceğini sandığınız problemlerin ne kadar zekice ve basit bir yöntemle çözüleceğini görünce şaşıracaksınız.

Takım kurmak bilinirlik kurma sürecidir. İnsanlara beraber çalıştıklarında tek başlarında olduğundan daha fazla fayda sağlayacaklarını anlamalarına yardım etmektir. İlk başta bu yaklaşımı insanlara kabul ettirmeniz zor olabilir ancak yönetici kadrosundan daha fazla kişi bu yaklaşımı benimseyip uyguladıkça işiniz daha da kolaylaşacaktır.

Takım Çalışmasının Nedenleri

Takım çalışması işletmelerin içinde yaşadıkları dinamik çevreye uyum sağlamada başvurdukları son yöntemlerden biri olara karşımıza çıkmaktadır. Yönetim ve örgüt teorilerinin gelişimine bakıldığında çalışanların kararlara katılmaları ve bu yolla motivasyonlarının arttırılması düşüncesinin daha eskilere dayandığı görülür. Bilindiği gibi klasik yönetim düşüncesinin rasyonel insan modeli, neo-klasik yönetim düşüncesinde yerini sosyal insan modeline bırakmıştır. Günümüzde ise yine insanın çalıştığı işi bir bütün olarak görebilmesi, kararlara katılması ve bu şekilde çalışanların motivasyonunun ve işletmenin performansının arttırılması düşüncesi ön plandadır. Takım çalışmasının temelleri eskiye dayanmakla birlikte bu anlayışla birlikte çalışanların geçmişe oranlı daha bağımsız bir niteliğe büründüğü söylenebilir. Neoklasik yönetim düşüncesinde kontrol alanı genişletilirken, bugün kontrol alanının gerekip gerekmediği konusu tartışılmaktadır. Daha kaliteli mal veya hizmeti daha kısa zamanda düşük maliyetle üretme ihtiyacı işletmelerin örgüt yapıları ve yönetim yapıları üzerinde etkilidir. İşte takım çalışmasının uygulanması bu noktada karşımıza çıkar.

Takım Çalışmasının Günümüzde Yaygınlaşmasının Nedenleri:

  • Değişim mühendisliği, küçülme, güçlendirme uygulamalarının gerçekleştirilmesi ve bu uygulamalar sonucunda orta kademe yöneticilerin sayısında önemli bir azalma meydana gelişi, örgüt yapısının yalınlaşması ve bu sebeple takım çalışmasına duyulan ihtiyacın artması.
  • Toplam kalite anlayışının yerleşmesi, müşteri tatmininin ön plana çıkması sonucunda, müşterinin istek ve ihtiyaçlarına cevap vermeyi zorlaştıran fonksiyonel bariyerlerin aşılarak tüm çalışanların her konuda işbirliği yapmaya zorlanması, işbirliği ve koordinasyonun sadece bölüm içinde gerçekleştirilmesi gereken bir faaliyet olarak düşünülmemesi.
  • Çevreye ve değişen müşteri ihtiyaçlarına hızlı cevap verme ihtiyacının giderek artması, örgütün bu ihtiyaca cevap verebilmesi için esnek bir yapıya ve kollektif bir karar verme mekanizmasına sahip olmasının zorunlu hale gelmesi.
  • Çalışanların kendileri ve işleriyle ilgili kararlara katılma beklentilerinin giderek artması.
  • Artan rekabet ve bilgisayar destekli üretim sistemlerinin kullanılmaya başlannması ile beraber önceden orta kademe yöneticilerin yaptığı işerin önemli bölümünün bilgisayarlar tarafından yapılması,bunun sonucunda çalışanların güçlendirilerek orta kademe yöneticilerden bağımsız faaliyet göstermesi.